Karaciğer Kanseri

Karaciğer kanserinin birçok formu mevcut olup hepatik kanser de denir. Eğer tümör hücreleri karaciğer hücrelerinden orjin alırsa primer karaciğer tümörü denir. Kanser hücrelerinin vücudun diğer bölümlerinden taşınmasıyla oluşan tümörler metastazlar olup daha sıktır. Metastatik karaciğer tümörleri kolon, akciğer, meme, mide ve pankreas olmak üzere değişik bölgelerden yayılabilir.

Karaciğer tümörleri benign (iyi huylu, kanser olmayan ve vücudun diğer bölümlerine yayılmayan) ve malign (kötü huylu ve diğer organlara yayılabilir) olabilir. Primer malign karaciğer tümörlerinin çoğu hepatoselüler karsinomadır.

Belirtileri Nelerdir?

  • Abdominal kitle
  • Abdominal ağrı
  • Kusma
  • Anemi
  • Sırt ağrısı
  • Sarılık
  • Kaşıntı
  • Kilo kaybı
  • Ateş

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Tümörün evresine ve tipine bağlı olmak üzere birçok tedavi seçeneği mevcuttur.

Cerrahi

Rezeksiyon denen, tümörün cerrahi olarak çıkarılması işlemi organ içinde geniş alana yayılmamış tümörlerin tedavisi için en sık kullanılan yöntemdir. Cerrah karın duvarında geniş bir kesi yapar ve karaciğerin tümörü içeren bölümü ile çevresindeki sağlıklı dokunun bir bölümü çıkarılır. Rezeksiyon primer karaciğer tümörleri için %60-75, metastatik karaciğer tümörleri için ise %25-39 oranında 5 yıllık sağkalım sağlar. Karaciğer kanseri hastalarının %70-80’i ise hastalıkları çok ilerlemiş olduğundan ve/veya karaciğer fonksiyonları çok zayıflamış olduğundan cerrahi için uygun değildir.

Cerrahi ile enfeksiyon, kanama, solunum ve kardiak problemler gibi komplikasyonlar oluşabilir. Hastaların %2-6’sı karaciğer kanseri cerrahisi sonucu ölür. Cerrahi gerekli tek tedavi olabileceği gibi kanseri yaygın veya primer tümörü ileri evrede olan hastalarda kemoterapi veya radyoterapi ile kombine edilebilir.

Radyoterapi

Eksternal radyoterapi olarak da bilinen konvansiyonel radyoterapi, hasta nefes aldığında oluşan tümör hareketini de hesaplayabilmek için geniş radyasyon alanları kullanır. Geniş radyasyon alanı hem tümörü hem de belirgin miktarda çevre sağlıklı dokuyu etkilediği için tedavi birçok haftalar boyunca küçük dozların verildiği 30-40 seansa bölünür.

Bu tedavi, radyasyona bağlı olan ve tedavinin ilk birkaç haftasında görülebilecek karaciğer hastalıkları yapabilir. Çoğu ciddi vakada bu durum karaciğer yetmezliğine yol açabilir. Son medikal raporlar hasta sağkalım oranının bir yıl sonra %47-95 ve beş yıl sonra %11-25 arasında değiştiğini göstermiştir. Sonuçlar genelde küçük tümörler yüksek dozlarla tedavi edildiğinde daha iyidir.

Kemoterapi

Kemoterapi kanser hücrelerinin tüm vücutta yerleştiği veya hastanın kanı ve vücut sıvılarında bulunduğu düşünüldüğünde kullanılır ve bu durumlar metastatik tümörler ve ileri evre karaciğer kanseri ile ortaya çıkar.

Kemoterapi oral (ağız yoluyla) veya intravenöz (damar yoluyla) verilir ve tek tedavi veya diğer tedavi seçenekleriyle kombine olabilir. Kemoterapi hem kanser hücrelerini hem normal dokuyu etkiler ve hastalarda ciddi bulantı-kusma, enfeksiyon, halsizlik ve kilo kaybı olur. Medikal çalışmalar kemoterapinin ilerlemiş primer karaciğer kanserlerinde klinik fayda veya sağkalımda uzama sağladığını göstermemiştir.

Stereotaksik Radyocerrahi

Stereotaksik radyocerrahinin tümörleri tam olarak hedeflenmiş radyasyon ile tedavi etme yeteneği karaciğer kanseri hastalar için önemli bir avantajdır. 1 mm’den daha az isabet hata payı ile radyocerrahinin çevre sağlıklı dokudaki etkisi minimaldir.

Bu hata payı seviyesi karaciğer tümörlerinin yüksek doz radyasyon ile tam hedeflenmesini sağlar ve bu durum gerekli tedavi sayısını belirgin şekilde düşürür ki 30-40 seanslık haftalar süren tedavi sistemleri ile mukayese edildiğinde  3-5 seanslık çok kısa bir tedavidir.

Radyocerrahinin diğer bir avantajı da tümörleri gerçek zamanlı olarak takip edebilme yeteneğidir. Bu durum radyasyon ışınları otomatik olarak tümöre lokalize edilebildiği için hastanın her seansta rahatça nefes alabilmesidir.

Kateter ile Kemoembolizasyon

Cerrahi veya radyoterapi uygulanamayan karaciğer kanserli hastalar kateter ile kemoembolizasyon uygulanarak tedavi edilebilir. Minimal invaziv bu yöntem ile direk tümör tedavisi yapılır.Tümörün incelenmesi için gerçek zamanlı x-ray görüntüleri kullanılırken küçük bir kesiden kateter yerleştirilerek tümörü besleyen arter içinde ilerletilir. Kemoterapi ilaçlarının ve damarı tıkamak için küçük katı partiküllerin kombinasyonu tümör içine enjekte edilir. Partiküller damarı tıkayınca tümöre kan gitmesi engellenir ve tümör hücreleri oksijen alamadığı için ölür.

Kateter ile kemoembolizasyon 10-12 ay arayla tekrarlanabilir ve diğer tedavi yöntemleriyle birleştirilebilir. Bu tedavi çok ilerlemiş sirozu, safra kanallarında tıkanıklığı ve karaciğere kan getiren damarlarda tıkanıklığı olan hastalarda uygun olmayabilir.

Mikroküre Tedavisi

Mikroküre tedavisi karaciğer tümörü embolizasyonunun yeni bir formu olup tümöre giden kan akımı engellenir. Milyonlarca mikroskopik radyoaktif cam küreler tümörü besleyen damara enjekte edilir. Bu küreler karaciğerin kılcal damarları içinde birikir ve tümöre itriyum radyasyonu verir.

Radyofrekans Ablasyon

Bu tedavide tümör içine yerleştirilen iğne benzeri bir prob ile radyofrekans dalgaları verilir ve oluşan ısınma ile tümör hücreleri yok edilir. Radyofrekans ablasyon genellikle küçük karaciğer tümörleri için kullanılır. Radyofrekans ablasyon ayaktan bir işlem olup kısa süreli hastanede kalma gerektirebilir. Bu tedavi primer karaciğer kanserlerinin tedavisinde kemoterapi ile beraber kullanılabilir.

Hızlı İletişim