Prostat Kanseri

Prostat erkeklerin alt karın bölgesinde yerleşimli, penis içinden idrar ve meni akışını kontrol eden ceviz şeklinde bir organdır. Prostat kanseri erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık ölüm sebebidir. Prostat kanserinin tek bir sebebi olmayıp birçok risk faktörü içermektedir:

  • Yaş: İleri yaşta daha sık görülür.
  • Irk: Bilinmeyen sebeplerle siyahlarda daha fazla görülür. Asyalı erkeklerde risk daha düşüktür.
  • Beslenme: Kırmızı et gibi günlük tüketilen ürünler riski arttırırken birçok çalışma vitamin E ve likopen gibi kaynakların riski azalttığını göstermektedir.
  • Hareketsizlik
  • Ailede prostat kanseri öyküsü

Belirtileri Nelerdir?

Erken dönem prostat kanseri hiç belirti vermez. Yaşlı hastalarda sık idrara gitme olabilir fakat bu şikayet iyi huylu prostat büyümesinde de görülebilir. Ağrı ve kanama genelde erken dönemde ortaya çıkmaz.

Prostat kanserinden, kanda ölçülen ve prostat spesifik antijen denen bir madde yüksek çıkarsa veya parmakla makat muayenesinde hissedilen nodül gibi bir anormallik bulunursa şüphe edilebilir. Ancak prostat kanseri tanısı ancak biyopsi ile yapılır.

Ürologlar biyopsiyi genelde ayaktan bir işlem olarak uygularlar. Makattan yerleştirilen ultrason probu rehberliğinde kullanılan bir iğne ile prostat bezinin değişik bölümlerinde 10-12 küçük doku örneği alınır. Bazen kemik sintigrafisi, BT veya MR inceleme gibi ek görüntüleme testleri yapılarak spesifik tanıya bağlı inceleme ve evreleme yapılır.

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Prostat kanseri cerrahi, radyoterapi veya brakiterapi denen ve bazen radyoterapi ile beraber kullanılan bir yöntem ile tedavi edilebilir.

Spesifik bir prostat kanseri tedavisi hakkında kanıtlanmış veri yoktur. Çalışmalar tüm tedavi yöntemlerinin eşit etkinlikte olduğunu göstermektedir. Tedavi seçenekleri teknik yapıları ve potansiyel yan etkileri açısından farklılık göstermektedir. Üç tedavi seçeneği için de uygun olan hastalar doktorlarının yardımı ile seçimlerini yapmalıdır.

Cerrahi

Hastalara radikal prostatektomi denen, prostat bezinin tamamen çıkarıldığı ve yakın komşuluğundaki lenf nodlarından da biyopsi yapılan cerrahi tedavi önerilebilir. İşlem genelde genel anestezi ve 3 gün hastanede kalmayı gerektiren 3-4 saatlik bir ameliyattır. Evdeki nekahat dönemi birkaç hafta sürer ve ilk 2 haftasında idrar torbasına, penis içindeki üretra denen yapı içinden Foley kateter yerleştirilmesi gerekmektedir. Olası uzun dönem yan etkileri düşük idrar kaçırma ve sertleşememe riskidir.

Eksternal radyoterapi

Eksternal radyoterapi alan hastalara 7-8 hafta boyunca günlük radyasyon verilir. Tedaviler ayaktan olur ve günlük her biri yaklaşık 15 dakika sürer.

Eksternal radyoterapi 3 boyutlu konformal veya yoğunluk ayarlı radyoterapi adını alır. Yoğunluk ayarlı radyoterapi, radyasyon ışınlarının konvansiyonel radyoterapiye göre daha iyi hedeflenmesini sağlar. Calypso adı verilen sistem ile prostatın işlem sırasında takibi ve lokasyonunun monitörize edilmesi sağlanarak her tedavide daha iyi doğruluk payı elde edilir  . Fakat yoğunluk ayarlı radyoterapide, tedavi sırasında prostat hareketini düzeltme özelliği olmadığından prostat çevresindeki sağlıklı dokuya olası radyasyon hasarı engellenemez. Potansiyel yan etkiler geçici rektal ve üriner tahriş ile uzun dönemde sertleşme fonksiyonunda bozulmadır.

Brakiterapi  

Brakiterapi ile prostat bezi içine küçük radyoaktif parçalar yerleştirilir ve tümör hücreleri tahrip edilir. Ultrason cihazı eşliğinde bacakların arasından sokulan iğne ile yerleştirilir. Nadir vakalarda geçici Foley kateter gerekebilir. Hastalar aynı gün eve dönerler. Potansiyel yan etkiler aylarca sürebilen üriner tahriş ve uzun dönemli sertleşme fonksiyonunda bozulmadır.

Stereotaksik Radyocerrahi

Yoğunluk ayarlı radyoterapi gibi CyberKnife da radyasyon ışınlarını prostat bezinin şekline göre ulaştırır. Ancak CyberKnife ışınları daha iyi odaklamada ve çevre sağlıklı dokuyu korumada yoğunluk ayarlı radyoterapiye göre daha üstündür. Örneğin CyberKnife solunum gibi normal hasta hareketlerini daha iyi kompanse ederek tüm işlem boyunca prostatı tam hedefler ve çevre sağlıklı dokuya hasarı azaltır. Bu hata payı seviyesi tedavinin, küçük sayıda seansta günlük yüksek doz radyasyon ile yapılmasını sağlar. Konvansiyonel radyoterapide 2 aylık periyotta 41 seans gerekirken CyberKnife 5 günlük seans ile tedavi yapabilmektedir. Bu farklılık CyberKnife’ın yüksek doz radyasyon uygulayabilme yeteneğiyle sağlanmaktadır.

Prostat Kanseri Tedavisinde CyberKnife Tedavi İşlemi Nedir?

Potansiyel yan etkileri standart radyoterapi ile aynı olup erken ve geç dönem olarak sınıflanır. Sertleşme fonksiyonunda bozulma gibi geç yan etkiler aylar boyunca devam eder ve kalıcı olabilir. Erken yan etkiler tedaviden sonraki ilk birkaç ayda ortaya çıkar. Genelde geçici olup tedavi tamamlandıktan sonra yol olur. Bunlar:

  • İdrar yapmada sıklık ve idrar tutmada zorluk
  • Gece idrara kalkma
  • İdrar yapma sırasında yanma
  • Barsak hareketlerinde artma ve büyük abdestide tutmada zorluk
  • Hemoroidlerin tahrişi

Yan etkiler konvansiyonel radyoterapi ile aynı fakat özellikle brakiterapiye göre sayıca daha azdır. Bu da CyberKnife’ın tümör bölgesindeki sağlıklı dokuyu koruyabilme özelliğinden kaynaklanır.

Hızlı İletişim